Avrupa Kupalarındaki Unutulmaz Geri Dönüşler

Geçtiğimiz günlerde hem Şampiyonlar Ligi’nde hem de UEFA Avrupa Ligi’nde akıllardan uzun süre çıkmayacak maçlar izledik. Şampiyonlar Ligi’nde favori olarak gösterilen Real Madrid ilk maçta rakibi Wolfsburg’a 2-0 malup olmuş ezeli rakibi Barcelona kendi evinde Atletico Madrid’i 2-1’le geçmiş rövanş mücadeleleri merak konusu haline gelmişti. Diğer tarafta UEFA Avrupa Ligi’nde ise tüm ilgi halef-selef mücadelesi olan Liverpool-Dortmund eşleşmesine kitlenmiş durumdaydı. İlk maç 1-1 tamamlanmış ikinci maçın skoru merak konusu olmuştu.

Tüm bunların gölgesinde oynanan rövanş mücadelelerinde yaşanan geri dönüşler sonrasında Atletico Madrid, Simeone yönetiminde bir süprize daha imza atmış ve Barcelona karşısındaki dezavantajlı skora rağmen rakibini elemiş, Real Madrid Alman temsilcisi karşısında zorlanmadan rövanş maçında daha ilk yarıda skoru çözmüş ve rakibini elemişti. Liverpool-Dortmund mücadelesi 4-3 ingiliz temsilcisinin galibiyeti ile tamamlanınca tarih sayfaları muhteşem bir geri dönüşü daha notları arasına eklemiş oldu. Hal böyle olunca bizde klavyemizin başına oturduk ve sizler için son dönemde ön plana çıkan UEFA Şampiyonlar Ligi ve şimdiki adı ile UEFA Avrupa Ligi’nde yaşanmış en güzel geri dönüşleri yazdık.

NOT: Bir Manchester United taraftarı olarak sona saklanılan geri dönüşü tabi ki tahmin ediyorsunuzdur ☺

Liverpool 3-3 AC Milan – 2005 Şampiyonlar Ligi Finali

Bu karşılaşma modern futbolun en özel en güzel ve en muhteşem geri dönüşlerinden bir tanesidir. Bu maç öncesinde Rafa Benitez’in Liverpool’u futbol otoriterleri tarafından maçı kazanma şansı bulunmayan takım olarak gösterilir Nitekim de mücadelenin başlangıcında AC.Milan harika bir başlangıç ile 7.dakika da kaptan Maldini’nin golü ile gol perdesini açar ve ilk yarının sonunda 38 ve 44 dakikada Crespo’nun attığı goller ile maçın fişini çeker. 2. Yarıda Liverpool’un nasıl bir oyun yapısı ile döneceği merak konusuyken taraftar maçın kaybedildiğini düşünmeye başlamış, ekran başındaki seyredenler 2. Yarının sıkıcı geçmesi ihtimaline karşı kendini hazırlamıştı. Başlama düdüğü sonrasında 54.dakikada sahaya düşen örs tüm gidişatı değiştirdi ve kaptan Gerrard farkı 2 ye düşüren golü atarak bir futbol mucizesinin gerçekleşmesinin temelini attı. Maçın geri kalanı malum…Avrupa’nın en önemli turnuvasında şampiyonu seri penaltı atışları belirler….LIVERPOOL penaltı atışlarını 4-2 kazanarak İstanbul’da kupayı kazandı.

Deportivo La Coruña 4-0 AC Milan – 2004 Çeyrek Final Rövanş Maçı

İlk maçta AC.Milan’ın efsane kadrosu San Siro’da rakibi karşısında 4-1’lik galibiyeti elde ederek 2.maça avantajlı gelmiştir. O dönem Valeron, Albert Luque, Walter Pandiani gibi yıldızları kadrosunda barından Deportivo’nun bu hezimetin altından nasıl kalkacağı merak konusuydu. Dönemin teknik direktörü Javier Irureta’nın Ancelotti ve öğrencilerine hazırladığı süpriz daha maçın başında biz futbol severlerin beğenisine sunuldu. Süpriz ne miydi? 5. dakikada Walter Pandiani sonrasında 35.dakika da Juan Carlos Valeron ve 45.dakikada Albert Luque’nin golleri geldi.Futbol severler bir mucizevi geri dönüşün sinyallerini almış gibiydi. 2.yarıda rakibine karşı geri adım atmayan Deportivo, Fran’ın attığı golle hem deplasman golü avantajını kullandı hemde Ac.Milan’ı turnuva dışına itti. Asında 2005’yılında kaybedilen epik finalin habercisi bu karşılaşmaydı.

FC Bayern München 6-1 FC Porto – 2015 Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali

İlk mücadelede Ricardo Quaresma’nın şov yaptığı, Pep Guardiola’nın Bayern’e oturtturduğu sistemin tamamen devre dışı kaldığı bu mücadelede Portekiz tamsilcisi ilk maçı 3-1 kazandı. Rövanş mücadelesi öncesinde kamuoyunda oluşan hava bu skora rağmen Bayern’in turu geçebilecek avantajlı skoru bulabileceğinden yanaydı. Nitekim bu şekilde de oldu. İlk 30 dakika’da 3-0 bulan Alman panzerleri mücadelede avantajı yakaladık demeyip Şampiyonlar liginde eşine az rastlanan futbol şölenini bize armağan etti. Skor 6-1 ve Bayern finalde.

Real Madrid 4-0 Borussia Mönchengladbach – 1985 3.Tur Rövanş Maçı

Mönchengladbach bu eşleşme öncesinde favori değildir fakat ilk maçta ki 5-1’lik galibiyet onları serinin ikinci maçında mutlak favori haline getirir. Hugo Sanchez’li Emilio Butragueno’lu Real Madrid’in rövanş maçında neler yapacağı merak konusudur. Başlama düdüğü sonrasında Franco’nun takımı taraftarın desteğini arkasına alarak 6. ve 19. Dakikalarda Valdano’nun golleri ile ilk yarıyı 2-0 önde kapar. Jupp Heynckes ve öğrencilerinin ikinci yarıda mutlaka söyleyecekleri vardır diye bir beklenti içinde olan futbol severler ikinci yarıda da rüzgar gibi bir Real Madrid futbolu ile karşılaşacaklardır. Sonuç mu? 77 ve 88 dakikalarda Santillana’nın attığı gollerle Real Madrid kupanın efsane geri dönüşlerinden bir tanesine imzasını atar ve turu geçen taraf olur.

Bayer Leverkusen 3-3 Espanyol -1988 UEFA Kupası Finali

1988 UEFA Kupası Finali 4 Mayıs, 1988 ve 18 Mayıs, 1988 tarihlerinde İspanya’nın RCD Espanyol ve Batı Almanya’nın Bayer 04 Leverkusen takımları arasında oynanmıştır. O dönem finalin 2 maç üzerinden oynanması bugünlerde hala tartışma konusu olsa da ilk maçı Espanyol Sarria Stadyumu’nda kendi evinde 3-0 kazanmış ve çok büyük bir avantajın sahibi olmuştur. 2.maçta kendi evinde 3-0’ın dezavantajında oyundan kopmayan Leverkusen maçın ikinci yarısında Tita, Falko Götz ve Cha Bum-Kun golleri ile finale tutunup maçı uzatmaya kadar götürdüler. Seri penaltı atışları sonrasında kupa tarihinin en unutulmaz dakikaları yaşandı. Leverkusen toplamda 3-3 biten final maçları sonucundaki penaltılarda 3-2 galip gelerek kupayı müzesine götürdü.

Chelsea 4-1 Napoli – 2012 Şampiyonlar ligi 2.Tur Rövanş Maçı

O yıl Chelsea için ligde işler iyi gitmemiş ve Şampiyonlar Ligi’nde de inişli bir çıkışlı performans sergilenmişti. Göreve getirilen Villas-Boas iyi bir kadro yaratmış fakat beklentileri karşılayamamıştı. İlk karşılaşmada Chelsea deplasmanda Villas-Boas yönetiminde maçı 3-1 kaybetti ve sonrasında Portekizli teknik direktörün Chelsea ile yolları ayrıldı. Kulübün sahibi olan Rus milyarder Abromovic takımın başına İtalyan Di Matteo’yu getirdi. Gözüne tek ve en doğru hedef olarak Şampiyonlar Ligi kupasını kestiren Di Matteo, rövanş maçında Chelsea’yı uzatma sonunda 4-1’lik galibiyete taşıdı. Napoli’yi kupa dışına itti. Chelsea ve Di Matteo bu serideki geri dönüş sonrasında finale kadar yürüdü. Ve sonucu hepimiz biliyoruz…Chelsea o sene sonunda kupayı Drogba’nın önderliğinde müzesine taşıdı.

Manchester United 4-3 Juventus – 1999 Şampiyonlar Ligi Yarı Final Rövanş Maçı

İlerleyen satırlarda bahsedeceğimiz şampiyonluğun habercisi olan bu geri dönüş 92 sınıfının ilk efsane geri dönüşü olarak adlandırılabilir. İlk maç düşler sahnesi Old Trafford’da 1-1 tamamlanmış ve tüm spor kamuoyu Della Alpi’de bu turun Juve tarafından geçileceği fikrine hakim olmuştu. Nitekim Filippo Inzaghi 11 dakikada 2 gol atıp Juve’yi öne geçirdiğinde MANU rüyası sona erdi diye düşündük. Fakat Alex Ferguson ve öğrencilerinin söyleyecekleri daha bitmemişti. FA CUP ve Premier Lig şampiyonu Manu 24. Dakika da kaptan Roy Keane ve 34. Dakika da Yorke’nin attığı gollerle maça tutundu. Sonrasında ise Andy Cole attığı gol ile finale kalan kırmızı şeytanlar Juventus’a ‘geri dönüşlerin takımıyız’ mesajını verdi.

Manchester United 2-1 Bayern Munich – 1999 Şampiyonlar Ligi Finali

Küçük bir çocuk düşünün ve bu çocuk babasıyla oturmuş bir maç izliyor daha 10 yaşında… Maçı izlerken kırmızı formalı takıma kitlemiş babasına bir gece boyunca bu takımın nasıl futbol oynadığını babasına çocuk aklıyla anlatmaya çalışıyor.. Bu yazıya başlamamdaki amaç belki de o an neler yaşadığımı sizlerle paylaşmaktı. Alman panzeri Bayern Effenberg’li Khan’lı ve Jancker’li takımla daha dakikalar 6’yı göstermeden Basler ile durumu 0-1’e getirdi. Herkesin ezbere saydığı Ferguson’un 92 sınıfı sahada ne olduğunun farkına varamadan dakikalar 67’yi göstermişti. Bu noktada futbolun gerçek Prof.Dr.Sir Alex Ferguson’un Blomqvist-Teddy Sheringham ve 87.dakikada ki Andy Cole-Ole Gunnar Solskjær değişikliğinin maçın sonunda skora direkt etki edeceğini hangimiz tahmin edebilirdik ki… 90 dakikanın bittiği ve uzatma dakikalarının ilk başladığı sırada Sheringham sahneye çıktı ve maçı uzatmaya getiren golü kaydetti. Peki ya sonra ? Eğer oyunda Ole Gunnar Solskjaer varsa o maç asla son düdük çalmadan kaybedilmemiştir… 90+3 ve Solskjaer sahnede… Nou Camp’ta 92 sınıfı Avrupa Futbolu’nda en üst noktada….Gol Ole Gunner Solskjaer ! Manchester United 2-1 Bayern Münich

Author
Published
8 sene önce
Categories
FutbolGenel
Comments
No Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.