Rusya 2018-C Grubu’nun Akılda Bıraktıkları

36 yıl aranın ardından Dünya Kupasına katılan Peru, bu turnuvayı golsüz ve/veya puansız kapatsaydı yazık olacaktı. Konsantrasyonunu yitirmiş bir Avustralya karşısında keyifli futbollarıyla bize veda ettiler.

 

 

 

Bir Dünya Kupasında iki Avrupa ekibini de beraberlik mutlu edecekse, o beraberliği bozmak için çok özel çaba sarfetmezler genelde.

Tim Cahill, üst üste 4  Dünya Kupası’nda gol atmayı başaran 5. oyuncu olmayı çok istese ve denese de maalesef muvaffak olamadı. ( Pele,Uwe Seeler,Klose, Cristiano Ronaldo)

Cahill’in de artık olmayacak olması ile birlikte, Kewell, Viduka, Lucas Neil gibi isimleri barındıran 2006 kadrosundan kimse artık bu takımda yer almıyor olacak.

 

 

 

 

Avustralya, Dünya Kupasında  üst üste 3 golünü penaltıdan bulan 2. takım oldu. Daha önce Gana üst üste 3 golünü penaltılardan bulmuştu ( 2006-2010 dünya kupaları)

Islıklar eşliğinde tamamlanan maç sonrası Didier öncelikle sıkıcı oyunun sebebi olarak Danimarka’nın aşırı defans düşünceli oyununu gösterse de , sonrasında da bizim de fazla risk almak için sebebimiz yoktu diyerek biraz da ıslıkları hak ettiğini sanki itiraf etmiş gibi oldu.

3 maça da farklı 11 ile çıkan Didier, takımının rotasyon gücünü iyi kullanır gibi gözükse de, oyunun yaratıcılığı konusunda hala medyasını tam anlamıyla ikna edebilmiş değil.

 

 

 

Avrupa futbolunun klasik özelliklerine sahip olan Danimarka, bu yönünü iki Avrupa dışı rakibi karşısında ( Özellikle de Peru) iyi kullanarak, futbol olarak vaad ettiğinin çok altında kalsa da çıkmayı başardı.

 

Author
Published
4 sene önce
Categories
FutbolGenel
Comments
No Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.