PREMIER LİG’de 3. Hafta Panoroması

Tottenham 1-1 Liverpool

Karşılaşma başlamadan önce her iki teknik adamda 11’lerinde 1-2 küçük değişikliğe giderek sahaya çıktı. Tottenham’da yeni transfer Janssen, Liverpool’da ise Mr.Robot (Sturridge) maça yedekler arasında başladı. Klopp maç kağıdına Milner’ı sol bek yazması gözlerden kaçmadı fakat takım gene 3-4-3’e yakın bir formasyonla oynadı. Basit pas hatalarının bolca yapıldığı ve ilk yarıda Liverpool’dan Coutinho ve Firmino ikinci yarıda Tottenham’dan Kane ve Eriksen saç baş yoldurdu. Gollerin basit top kayıplarından geldiğini hatırlatalım ve bu maç için ekstra bir notla toparlayalım Avrupa Şampiyonası başlangıcından bu yana Harry Kane gol atamadı ve bu maçı da boş geçti. Pochettino’da da bir ilerleme göremedik ve iki takımda geçen sezon kaldıkları yerden devam etti.

Southampton 1-1 Sunderland

Soton teknik direktörü Puel sezon başından bu yana takımda küçük oynamalar yaptı fakat en köklü değişikliği sol bekte yaptı ve 2 haftadır yedek kulübesinde oturan Bertrand bu maça da kulübede başladı. İki maçtır Romelu, Dijk, Fonte tandemi yaptığı basit hatalarla Soton’un başını yakmaya devam ederken Moyes yönetiminde ki Sunderland geçtiğimiz yıllardaki görüntüsünden çok uzak. Geçen sezonlarda pozisyon bulmakta bile zorlanan Sunderland bu sezon özellikle Januzaj üzerinden yönlenen son toplarda isabet istikrarı yakalayarak az ama öz pozisyona girip skor üretebiliyor. Bu karşılaşmada da bunu gerçekleştirdiler ve Puel’in Soton’undan 1 puan almasını bildiler. Bu maç özelinde Austin bir overrated performansa imza attı diyebilir. Bir takım bir maçta 15 şut çekmesine rağmen sadece 1 gol atabiliyorsa forvet performansları üzerine düşünülmesi gerekir.

Everton 1-0 Stoke City

Koeman’ın Everton’u maçın başından sonuna kadar üstün bir hücum performansı ortaya koydu. En azından istatistik anlamında biz olayı böyle yorumlayalım. Şans golü dışında Mark Hughes’in takımının nasıl savunmaya yapmaya çalıştığını izlediğimiz bu maç için ‘al gülüm ver gülüm’ şeklinde atılan yan pasları fazlası ile izledik. Stoke City geçen seneden alışkın olduğumuz ters toplarla oyun yönü değiştirme işinde çok geri kaldı. Belki bu yüzden kontra atak başlangıçlarında Barry bu kadar ön plana çıktı.

Chelsea 3-0 Burnley

Geriden oyun kurma konusunda Conte ve öğrencilerinin dünya futboluna ders verdiği bir maç olarak gösterilebilir. Maçın 10.dakika 12.saniyesinde sağ kanattan başlatılan hücumdaki tek pas trafiği ve serilik modern futbolun şaheseri gibiydi. Sean Dyche’ın Burnley’si sadece Chelsea aktif dinle yaptığı zaman topu görebildiği maçta kaleye gitmekte zorlandı. Yan toplarda doğru alan paylaşımlarını sağlayamadığı için savunmada çok açık verdi. Sonuç Eden Hazaard’ın ve William’ın geniş alanlar bulduğu Ivanovic’in sürekli rakip yarı alanda oynadığı bir maçı geride bıraktık ve Chelsea bu hafta işi son dakikaya bırakmadan çözmüş oldu.

Leicester City 2-1 Swensea City

Benim açımdan haftanın en keyifli maçlarından bir tanesiydi. Kadroların güç dengesi açısından bir birine denk oyun anlamında aynı düşünceye sahip 2 teknik adamın maçında gülen taraf son şampiyon oldu. Routledge ve Sigurdsson’un kötü oyunları Swensea’nın rakip yarı etkisini azaltırken Ranieri’nin geçen seneden takımına aşıladığı dikine tek top alışkanlığı Vardy’nin kaldığı yerden devam etmesini sağladı. Drinkwater’ın oyunun her alanındaki katkısıyla maçın adamı olduğunu söyleyebiliriz. İki İtalyan teknik adamın Premier Lig’deki savunma savaşında gülen taraf Ranieri oldu. Francesco Guidolin takımı içinse bir tane daha yaratıcı kanat oyuncusuna ihtiyaç olduğunun altını çizelim.

Crystal Palace 1-1 Bournemouth

Sezona kötü başlamış iki takımın mücadelesinde 11.dakikada King’in attığı golle Bournemourth skoru erken buldu. Uzatmalarla birlikte Ibe ve King’den neredeyse 0 savunma yardımı alan Bournemouth bekleri sağlı solu gelen Palace kanak akınlarında çok iyi performans sergiledi. Erken gol bulunca otomatik olarak geri yaslanan Eddie How’un takımı maçın sonunda Scott Dann’ın pozisyonunda yaptığı paylaşım hatasıyla kalesinde golü gördü. Crystal Palace bu maçta kendi lig rekorunu kırdı ve ceza sahasına 46 orta gönderdi. Ligin dibine demir atmış iki ekip sezonun ilk puanını bu maçta almış oldu.

Watford 1-3 Arsenal

Geçtiğimiz sezonlardan alışkın olduğumuz gibi Arsenal gene yılın başında keyif veren coşkulu futbolunu bu maçta da sahaya yansıttı. Hakemlerin forma tercihi yüzünden ilk 10 dakika hangi takım Watford hangi takım Arsenal diye arandığımızı söylemeden geçmeyelim. Giroud’u yedek Alexis Sanches’in en uçta başladığını gören bu gözler ‘o sene bu sene mi?’ diye şimdiden düşünmeye hayal kurmaya başladı. Watford’un ağır savunma üçlüsü (Kaboul,Prödl,Kabesele) karşısında sürekli yer değiştiren yüksek pas isabeti ile oynayan Mesut, Chamberlain, Walcott ve Alexis 4’lüsü maçı ilk 45 dakikada bulduğu 3 golle bitirdi. Bu maçta gördük ki eğer sakatlık sıkıntısı yaşamaz ve Mustafi transferi doğru reaksiyon verirse Arsenal bu sezon o sezon dedirtir.

Hull City 0-1 Manchester United

Hull deplasmanında Mourinho 2 haftadır kazanan 11’i bozmadı. Martial’in çok kötü performans sergilediği bu mücadelede Hull’un sol beki Andrew Robertson ve Manu’nun sol beki Luke Shaw krallık sınırlarında yetişmiş son dönemdeki en iyi hücumcu bekler olduğunu gösterdi. Maçın başından sonuna Kırmızı şeytanların Hull kalesini dövdüğü, Hull’un maçın başından sonuna kadar kale önüne otobüs çektiği bir maçı izledik. Mourinho’nun değişiklik dakikaları önemliydi. Manu’nun pozisyon vermeye başladığı dakikalarda hücum gücünü yeniledi. Rashford’u oyuna alması ile birlikte sol kanat forvete kayan Rooney çizgiye indiği ve yerden gönderdiği pasta Rashford 90.dakika da maçın skorunu belirledi. Hull iyi savunma yaptı fakat kontra atakları kanattan sonlandırma konusunda çok zayıf kaldıkları bir maçı geride bıraktılar.

West Bromwich 0-0 Middlesbrough

2 antrenör takımının bu mücadelesi bir futbol maçından daha çok satranç maçı gibiydi. Formasyon geçişleri, alan daraltmalar ve oyunun boyu uzadığında savunmaların konumlanmaları ve kanatlara sıkıştırılamayan hücumlar. Teknik anlamda bir çok detayı içinde barından maçta Pulis’in Berahino hamlesini 72 dakika bekletmesi Karanka’nın oyunun sonlarına doğru 1 puanı almak için yaptığı değişiklikler skoru belirledi. Her iki takımın savunmadan oyun kurulurken tercih ettikleri paslar ülkemizin baş üstü takımlarına ders olarak izletilmeli.

Manchester City 3-1 West Ham

Mücadelenin başında Pep’in savunma kurgusunda Stones ve Otomendi gibi iki sakar savunmacının olduğunu gördüğümüzde West Ham’ın gol bileceğine inandık. Maçın ilk düdüğü ile birlikte bol pas yapan ve 2.bölgeden 3.bölgeye geçişlerde Nolito,Sterling ve de Bruyne dönüşerek Agüero’ya bitirici bölgede yarenlik etmesi City’nin işini kolaylaştırdı. İlk 20 dakikada 2-0 yakalayan City oyunun geri kalanında formasyon geçişleri üzerinde antreman yaparken Bilic’in takımı Töre’nin zayıf kaldığı noktada geçen sezon takımda kiralık olarak oynayan Moses’ın kanattaki yaratıcılığını ve sağlamlığını aradı. İki takımında asimetrik formasyon anlayışında daha iyi pas yapan ve daha iyi forveti olan Man.City haftanın kapanış maçında gülen taraf oldu.

Author
Published
7 sene önce
Categories
FutbolGenel
Comments
No Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.