Premier Lig 19/20 sezonu 10. hafta notları

Premier Lig’de 10 hafta maçları gol yağmuruna sahne oldu. Watford-Bournemouth maçı dışında tüm maçlarda 2’den fazla gol olurken, Leicester City’nin haftanın açılış maçında Southampton’a yaptığını kelimelere dökmek pek kolay olmayacak. 

Sorun Ralph Hasenhüttl’da mı yoksa oyuncu grubunda mı?

Haftanın açılış maçında Southampton evinde Leicester City’i konuk etti. Haftalardır sürdürmüş olduğu istikrarlı oyunla dikkat çeken Leicester City sahadan 9-0’lık galibiyetle ayrıldı. Skorun 9-0’a gelmesinin nedenlerinden biri ev sahibi ekibin 12.dakikada 10 kişi kalması gösterile bilir. Sol bek Bertrand’ın atılması Southampton’un oyun şemasını bozdu ve 3’lü savunmanın düzeni 4’lüye çekilince oyun ezberi tamamen bozulan Soton’un sürklase olduğunu gördük. Fakat maç özelindeki asıl mesele Maddison-Tielemans ve Ndidi’nin daha maçın başında Ward-Prowse-Höjbjerg ikilisine uyguladığı baskıydı. Maç 11’e 11 oynanırkende Soton’un zayıf karnı kendisini çok erken belli etmişti.  Ayoze Perez ve Vardy’nin hat-trick yapması Madisson ve Tielemans’ın bu maçtada skor katkısı vermesi önemli detaylar arasında. Yağışın ve rüzgarın maç boyunca Leicester’ın arkasından esmesi de farklı bir not. Kendi rekorunu kıran Leicester lider’in 8 puan gerisinde zirve yarışını sürdürüyor ve Şampiyonlar Ligi’ne kalmak adına rakiplerine göz dağı veriyor. Eğer devre arasında kadro koruna bilirse gelecek 5 yılın yeni Tottenham’ı Leicester City olur ve bunud a Brendan Rogers başarırır. Soton içinse menajer Hasenhüttl’a kulak kesilmek gerekiyor ‘Bu şekilde oynadığımızda, bu ligde kalma şansımız olmadığını kesin olarak bilmeliyiz. Bunu herkes biliyor. Oyunu geliştimeli ve iyi futbol oynamanın planını yapmalıyız. Bir yolunu bulmamız ve bunu denememiz gerekiyor.’Peki nasıl?



Chelsea’de yeni bir kahraman doğuyor

Chelsea bu hafta zorlu Burnley deplasmanında 4-2 kazanmasını bildi. Savunmada Burnley’nin kanat aksiyonlarına daha fazla hücumcu ve kanat özellikleri olan oyuncu grubunu sahaya sürerek önlem alan genç teknik adam kalesinde goller görmesine rağmen farkı korumasını bildi. Kante’nin yokluğunda Kovacic ve Jorginho ikilisiyle orta saha savunmasını yapan Chelsea ilerde sahayı topla hızlı geçebilen çapraz koşular yapıp şut çekebilen Willian ve Pulisic’ten sonuna kadar yararlandı. Willian-Pulisic-Mount’un sürekli yer değiştirmesi Burnley savunmasının dengesini bozdu ve Chelsea’nin skor bulmasını kolaylaştırdı. Chelsea’de Pulisic’in ilk 11 oyuncusu mu yoksa hamle oyuncusu mu olduğu Ajax maçından sonra çok tartışılmıştı. Pulisic ilk 11 başladığı bu karşılaşmada yaptığı hat-trick’le görev adamı olduğunu hocasına ve kamuoyuna kanıtladı. Maç sonunda Lampard genç Amerika’lı için  ‘“Tabii ki gelecek maçlarda ilk 11 başlama ihtimali fazla. Eden gibi bir oyuncu kaybedildiği zaman skor üretkenliğinin belki de %50’sini kaybetmiş oluyorsunuz. Bir geçiş süreci gerekiyor. Elimizdeki genç yetenekli oyuncu grubu bu %50’lik farkı kapattı.’ diyerek oyuncularına destek oldu. Tammy,Mouth,Pulisic ve Hudson-Odoi gibi gelişmeye açık hücumcular, Tomori gibi lider ruhlu bir savunmacı ve Willian gibi bir tecrübe. Doğru oyunu her geçen hafta perçinleyen Chelsea ve Lampard için gelecek umut verici. Sadece daha fazla tekrar ve daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. Bir de Zouma dışında daha akıllı bir stopere 



Kaptan Henderson Liverpool gemisini rotada tutarken Spurs’u derin sulara itti

Haftanın maçında Liverpool sahasında Tottenham’ı konuk etti. Karşılaşmanın 1.dakikasında Min-Son’un sürüklediği atakta Harry Kane’in pozisyon takibi ile golü bulan Spurs rakibine soğuk duşu aldırdı ve mücadelede 1-0 öne geçti. Klopp sakatlıklar nedeniyle savunmada Lovren’e görev vermek zorunda kaldı ve golde de ne şanstır ki Lovren’in pozisyonunu kaybetmeside gole sebeiyet veren unsurların arasında yer alıyordu. 52’de kaptan Henderson’un vuruşuyla skoru 1-1’e getiren ev sahibi 75’te Salah’ın penaltı golüyle 2-1 öne geçti ve maçı kazandı. Maçın kısa özetini bu şekilde yapabiliriz. Maçın 31 dakikasında yabancı istatistik siteleri ilk 31 dakikada sadece 13 gol girişiminde bulunulduğu istatistiğini paylaştı. Maç sonunda bu rakam 30’ları buldu. Liverpool uzatma dakikalarıyla beraber toplam 87 dakika boyunca oyunda hakimiyet kurdu. Rakip kaleye 13/21 şut çekerek bu sezon ki en yüksek şut istatistiğine ulaştı. Ceza sahasına 10/33 orta gönderen,523 başarılı pas yapan ve topa %68’le hakim olan Liverpool maçın doğal favorisi ve kazananı oldu.  Trent Alexander-Arnold 21 yaşındaki bir bek oyuncusundan bekleneni fazlasıyla verdi. Kanattan oyun kurdu, ters topları organize etti, içe kat ederek derinlemesine paslarla servis yaptı, orta açtı, etkili free kickleri ve şutlarıyla Gazzaniga’yı boğdu. Trent Alexander-Arnold’un içinden Kevin de Bruyne çıktı diyebiliriz bu maç özelinde. Tottenham cephesinde ise maç öncesi yapılan yemek organizasyonu oyunun toparlamansın da etkili olmuş gibi gözükse de sonuç almaya yeterli olmamış. Masa başında konuşulan ve çözüme kavuşan konular saha içinde pek çözülmemişe benziyor. Bu yemek Pochettino’nun Spurs kariyerindeki son yemek olabilir. Maç özelinde Gazzaniga’ya ayrı bir parantez açmak gerekir. Yaptığı 13 net kurtarışla takımını skorda ve maçta tutan Gazza Tottenham adına maçın adamıydı. Alderweireld ve Sanchez’in Firmino-Salah-Mane 3’lüsünü savunmakta zorlandığı dakikaların tamamında kalesini gole kapadı. 



Söyle Emery söyle bu takım neden kazanamıyor?

Bu maçı hangi takım tarafından değerlendirmenin doğru olacağına aslında karar vermedim. Üzerinde çok düşündükten sonra ilk 10 dakikada 2-0 öne geçen Arsenal üzerinden ele alınacak maddelerini düşündüğümde duran toplardaki alan/adam paylaşımları, Xhaka’nın bir iyi bir kötü performansı ve maç içi dalgalanmaları, Aubameyang-Lacazette ve Pepe 3’lüsünü aynı anda sahaya sürüldüğünde oyunun denge terazisinin oturmaması. Bunların hepsini geride kalan 9 haftalık süreçte zaten tek tek inceledik ve not ettik bu maç özelinde de tüm bu problemler yaşandı. Arsenal ve Emery’nin eksiği orta sahada hala Viera’nın yokluğunun dolmaması ve Arsenal’in o açığa yapmış olduğu Xhaka yaması 3 senedir sadece düşük seviyeli rekabetlerde iş gördü. Kalibresi yüksek ve hedef maçlarda Arsenal tıpkı Cry. Palace maçında olduğu gibi orta sahada yıkıldı. Ligin en hızlı rakip yarı alana yerleşen ve en fazla kontra atak golü atan Cry Palace, 2.yarıda  Arsenal’e oyun olarak üstünlük sağladı ve skoru 2-2’ye getirmeyi bildi. İstatistik üstünlüğü Arsenal’de olmasına rağmen alanı savunan pozisyon vermekten çekinmeyen, yediğinden fazlasını atabilecek potansiyeli hep rakibine hissettiren Cry Palace 1 puanı Londra Derbisi’nden söküp aldı. Maçın hafızalardan silinmeyen karesi ise Arsenal’de ise 61.dakikada oyundan çıkarken Xhaka’nın 4 harfli sinkaf kelimesini Emery’e oldu. 



Everton’dan kazanmayı unuttu

Geride kalan haftada oynadığı oyunla galibiyeti hak eden takımlardan biri Everton’du. Brighton karşısında Richarlison’u yine forvet başlatan Marco Silva maçın ikinci yarısında yaptığı değişikliklerle 74.dakikada maçı 2-1’e getirdi. Richarlison,Lucas Digne ve Holgate oynadıkları futbolla göz doldururken orta sahada zaman zaman yumuşak kalan Everton, Brighton’a oyunu bıraktı. Maçı son topta kaybeden Everton bu karşılaşmada VAR’a yakalanarak 3 puanı kaybetmiş gibi gözükebilir. Fakat oyunun son bölümünde kapanma alışkanlığı olmayan bir takımın geriye yaslanmasından ortaya çıkabilecek tüm sorunları yaşayan Everton 3-2’lik mağlubiyeti kendisi çağırdı. Premier Lig’de 10.maçında 6 mağlubiyetini aldı. Maç sonrasında Holgate takımı yumuşak bir drajeye benzetirken, gelecek haftalar için oyunun iyi sinyaller verdiğinin de altını çizdi. Peki bu ivme Marco Silva ile kazanılabilir mi? Başta Cenk olmak üzere gelecek haftalarda bir çok oyuncunun takımdan ayrılmak için yönetim katını ziyaret edeceği İngiliz basınında ciddi biçimde konuşulmaya başlandı.



Norwich küme düşme potasında hayatta kalma savaşında 

10 haftalık periyot içerisinde toplanmış 7 puan ve olumlu gözüken tek şey Pukki’nin performansı. Kötü ve form yakalayamamış Man Utd. karşısında 3-1 kaybeden ev sahibi Norwich, Premier Lig’den ilk düşecek takım görüntüsüne bürünmüş durumda. Daniel Farke’nin öğrencilerinin Man Utd karşısındaki fiziksel yetersizliği ve oyun ezberi eksikliği bir kez daha gözler önüne serildi. Premier Lig’de savunma yaparak hayatta kalamazsınız. Norwich ve Daniel Farke’de bunun farkında. Maç sonunda Farke ‘Rakiplere karşı koyacak sürate ve kaliteye sahip değiliz’diyerek yönetimden üstü kapalı bir şekilde ligde kalabilmek için transfer istedi. Man Utd karşısında Emi Buendon ve Moritz Leitne ile ayakta kalmaya çabası yetersiz kaldı. Gelecek yıl bu iki oyuncu Premier Lig semalarında bir takımda kalabilir fakat bu oyunla Norwich’in hayatta kalması çok zor.

Author
Published
5 sene önce
Categories
FutbolGenel
Comments
No Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.