Alamet-i Sivas

Süper Lig’de 12 hafta geride kaldı, bu 12 haftanın 10’unda Anadolu takımları haftayı liderlik koltuğunda tamamladı. Sezonun ilk iki haftası Fenerbahçe’nin liderliğiyle geçildikten sonra 10. haftaya kadar haftayı Aytemiz Alanyaspor zirvede tamamladı. Son iki haftada ise ilk sıranın yeni sahibi, son haftalardaki yükselen performansıyla Sivasspor oldu. 

Kırmızı-beyazlılar, 12. haftalar itibariyle Süper Lig’de bulunduğu son 11 haftanın en iyi performansını sergiledi. En son 2007/08 sezonunda 28 puan toplayan Sivasspor, şu anda ise 12. hafta sonunda aldığı 7 galibiyet ve 3 beraberlikle 24 puan toplamış durumda. Oynadıkları futbolla izleyenlere büyük keyif veren ve aynı zamanda maçlarını da kazanmasını bilen Sivasspor’un Rıza Çalımbay teknik direktörlüğündeki bu sezonunun şu ana kadar olan kısmını değerlendirdik.

Sezon öncesi

Sezona büyük sıkıntılar altında başladı Sivasspor. Geçtiğimiz sezonun kadrosundan Douglas, Tolgahan, N’Dinga, Özer, Torje, Bjarsmyr, Braz ve Muhammet Demir gibi isimleri kaybederek giren ve temmuz başında yapılan ilk kampa 7 tanesi altyapıdan gelen 15 oyuncuyla gitmek çok da hoş bir durum olmasa gerek. Rıza Çalımbay da şu şekilde özetliyordu Sivasspor’daki ilk günlerini: “Her şeyden önce aldığımız takımda oyuncu sayısı çok azdı ve transfer yapmaya çalışıyoruz. Şu ana kadar istediğimiz şekilde olmadı. Çok oyuncumuz gitmiş. Defans, orta saha ve forvette oyuncu çok az. Mutlaka takviye yapmamız lazım, zaman da daralıyor.”

Daha sonrasında transfer sürecinde de işler pek de istenildiği gibi gitmedi. Rıza Çalımbay’ın ilk transfer istekleri gerek finansal gerekse yönetimsel sebeplerden kabul görmedi. Transfer sezonu sona erdiğinde ise elde bulunan kadro çok da yeterli görülmüyordu.

Takıma geçen sezonu Fransa İkinci Ligi’nde geçiren kaleci Mamadou Samassa transfer edildi. Stoper hattı ise Ümraniyespor’dan Appindangoye ve küme düşen Akhisar’dan Caner Osmanpaşa’dan kuruldu. En uca geçen sene Konyaspor’da ligde sadece 17 maçta ilk 11 başlayabilen Yatabare alınırken takımın merkezine ise Gijon’dan Isaac Cofie getirildi. Douglas’ın Beşiktaş’a gitmesinin ardından o bölge Goiano ile doldurulurken yapılan transferler arasından en dikkat çekeni ise geçtiğimiz sezonun ikinci yarısını Porto’da geçiren ve Şampiyonlar Ligi tecrübesi de bulunan kanat futbolcusu Fernando oldu.

Sivasspor sezon başı itibariyle birçoklarına göre küme düşme adayı olarak görülüyordu, çok sükseli isimlerle anlaşılamamış, düşük maaş bütçesiyle ve bir kuruş dahi bonservis bedeli ödenmeden yepyeni bir takım kurulmuştu. Kamp sürecinin ardından, ligin ilk maçı öncesinde ise Rıza Çalımbay takımından umutluydu. Ben takımıma güveniyorum. Gerçekten eksik çalıştığımız zamanlar oldu ama mükemmel bir performans gösterdiler. Oynadığımız son maçlarda da çok iyi şeyler yaptık. İnşallah aynı şekilde sahaya yansıtırsak buradan istediğimiz şekilde ayrılacağız.” sözleriyle açtı sezonu. Şu ana kadar da işler istediği gibi gidiyor diyebiliriz.

Bireysel performanslardaki yükselişler

Hem geçen sezon hem de bu sezon takımda bulunan isimlerden Mert Hakan Yandaş, Uğur Çiftçi, Emre Kılınç, Hakan Arslan ve Erdoğan Yeşilyurt’un performansları, bir önceki sezona göre büyük seviyede artış gösterdi. Savunma önünde sezon başına Cofie ile başlanmış olmasına rağmen son dönemlerde formayı Fatih Aksoy kaptı. Her iki isimle de oldukça uyumlu bir oyunla sezona başlayan ve bu iki isimle oynadığında savunma yükünden biraz daha kurtularak hücuma da katkı veren kaptan Hakan Arslan, performansını yükselten isimlerden biri oldu. 

Geçtiğimiz sezonun başında Altınordu’dan çok daha büyük umutlarla transfer edilen Erdoğan Yeşilyurt, ilk sezonunda sadece 313 dakika forma şansı bulabilmiş ve sadece 1 gol atabilmişti. Bu sezon ise kanat rotasyonunda daha fazla şans bulan ve 12 lig maçının hiçbirinde kenarda beklemeyen Erdoğan’ın, şimdiden 3 golü ve 2 asisti bulunuyor. Skora katkısının yanında takımının pozisyona girmesinde de özellikle dribbling ve adam geçme yeteneğiyle öne çıkıyor. 2013 yılından bu yana Süper Lig’de izlediğimiz Uğur Çiftçi, bu sezon en iyi dönemlerinden birini yaşıyor. Sezon başında formayı takımın diğer sol beki Ziya Erdal’a kaptırmış olsa da daha sonrasında takımın değişilmez isimlerinden biri haline geldi. 3.6 ile Süper Lig’in maç başına en çok top çalan isimlerinden biri olan Uğur, Porto’dan kiralanan Fernando ile uyumu sonucu hücuma gösterdiği katkıyla da ön plana çıkıyor. 

2019/20 sezonunda Sivasspor denince akla ilk gelen iki isim: Mert Hakan Yandaş ve Emre Kılınç. Samet Aybaba döneminde Menemenspor’dan transfer edilen Mert Hakan, geçtiğimiz sezon yaşadığı sakatlıktan sonra olduğu yanlış tedavi sonucu sezonun çok büyük bir bölümünü (sadece 173 dakika oynayabildi) sahalardan uzak geçirmişti. Bu sezon ise Rıza Çalımbay’ın oyununun en kilit isimlerinden biri haline geldi. Topla buluştuğu anlarda kalitesini göstermesinin yanında topsuz oyunda da önemli bir göreve sahip olan Mert Hakan, büyük kulüplerin de radarına girmiş durumda.

Ve Emre Kılınç… Sivasspor’un Süper Lig’e tekrardan yükseldiği 2016/17 sezonunun ikinci yarısında takıma katılan ve o dönem takımın şampiyon olmasında büyük rol oynayan Emre, her geçen sezon üstüne koyarak devam ediyor. 1.Lig takipçilerinin Boluspor döneminden de dikkatini çeken 1994 doğumlu kanat, özellikle geçtiğimiz sezon yakaladığı çıkışla kendisini daha da göstermişti.  Bu sezon Visca ile birlikte ligin en çok anahtar pas atan ismi olan Emre Kılınç, geçtiğimiz dönemlerinde zayıf olarak görülen şut tekniği ve fiziğini de çok büyük oranda geliştirmiş gibi gözüküyor. Çıktığı 10 lig maçının 7’sinde takımına direkt olarak gol katkısı veren Emre, şu ana kadar oynadığı futbolla büyük bir transfer yapmasını olası kılarken Euro 2020 geniş kadromuzun kanat rotasyonunda da kendine yer bulabilecek durumda.

Hücum gücü – Direkt hücumlar

Birçok takımın topu 1. bölgesinden çıkartmakta zorlandığı, çıkartabilenlerin bile o topu ön alana taşımakta problem yaşadığı ligimizde, Sivasspor direkt hücumlarıyla oldukça fark yaratıyor. Özellikle son oynadıkları Kayserispor maçında bunu maksimum seviyeye çıkartan Sivas, sezon içerisinde de bunu sayısız kez izletti. Rakibi önde baskıyla hataya zorlamalarının veya yaptıkları pas aralarının ardından çok hızlı bir şekilde kaleye gidebilen Rıza Çalımbay’ın öğrencileri, bu sezon bu şekilde birçok kez gol sevinci de yaşadı.

Her ne kadar çok iyi bir bitirici olmasa da santrafor bölgesinde oynayan Mustapha Yatabare, bu oyunun en büyük parçalarının belki de başında geliyor. Ligde Sivasspor’un oynadığı 12 maça da ilk 11’de başlayan ve sadece 4 gol atabilmiş olan ve Malili futbolcu, ön alandaki hareketliğinin yanı sıra hava hakimiyetiyle birlikte takımının topu ön alana hızlıca taşımasında ve topun orada tutulmasında çok önemli rol oynuyor. 

Antalyaspor maçında Celutska’nın topla çıkarken yaptığı hatada araya giren Yatabare’nin ilk dokunuşunun ardından tam 9 saniye sonra topu rakip kaleye göndermeyi başaran Sivasspor, Trabzonspor maçının son dakikasında kaleci Samassa’dan başlayan atağı 11 saniyede golle bitirerek galibiyete ulaşmıştı. 

Bu gollerin yanı sıra Denizli deplasmanının son anlarında kendi yarı alanlarında kestikleri topu 13 saniyede Kone ile gol yapan Sivas ekibi, en son oynadığı Kayserispor maçında da Uğur Çiftçi’nin kaptığı topu sadece tek pasla 8 saniyede golle sonuçlandırmıştı.

Bu hücum gücünü doksan dakikaya yayabilmek birçok takım için çok güç. Sivasspor’un ise öne çıkan noktalarından bir tanesi bu. Sivasspor’un geride ya da önde olduğu fark etmeksizin son 20 dakika 2 ve daha fazla gol pozisyonuna girmediği maç yok. Maçların son anlarında kopartmış oldukları Trabzonspor, Konyaspor, Kayserispor ve Antalyaspor maçları bunun en büyük örneği. Her ne kadar kaybetmiş olsalar da ilk yarısı Galatasaray lehine çok daha rahat geçen karşılaşmanın son dakikalarında sarı-kırmızılılara döktürdüğü ecel tellerini hatırlıyoruz. Son süreçte kurduğu baskı sonucu Djerlek ile yakaladıkları çok net fırsatı golle sonuçlandırabilseler, Aslantepe deplasmanı da bu örneklere rahatlıkla girebilirdi.

Bunları biliyor musunuz?

  • Sivasspor bu sezon oynattığı futbolcular arasında yerlilere en çok süre veren takım konumunda. (%50.4)
  • Bu sezon Süper Lig’de görev alan 24 teknik direktör arasında, oyuna daha sonradan soktuğu futbolculardan en çok gol katkısı alan isim 7 gol ile Rıza Çalımbay. Bu da bu hücum gücünün maçın tamamına yayılmasının en büyük faktörlerinden bir tanesi. 
  • Süper Lig’deki 18 takım arasında 90+’larda en çok gol atan takım Sivasspor (4).
  • Sivasspor, bu sezon attığı 24 golün 22’sini asist ile attı. %91 oran ile bu alanda lig lideri.
  • Emre Kılınç, Mert Hakan Yandaş, Hakan Arslan ve Erdoğan Yeşilyurt’un toplam maaşı sadece 700 bin euro. 
  • Sivasspor bu sezon sadece 19 futbolcusuna forma şansı verdi, ligin en az futbolcu kullanan takımı. Bu alanın lig lideri ise 27 futbolcudan yararlanmış durumda.
  • Ligde şu ana kadar mağlup duruma düştükten sonra en çok puan kazanan takım Sivasspor (7). Beş kez mağlup duruma düştüler, bu maçlardan 2 galibiyet ve 1 beraberlik çıkarttılar. 

Nereye kadar gidebilirler?

Rıza Çalımbay teknik direktörlüğündeki takımlar için bir klasiktir aslında sezona iyi başlayıp daha sonrasında düşüşe geçmek. …..

Değindiğimiz üzere bu takımın en önemli isimlerinden olan Mert Hakan Yandaş ve Emre Kılınç’ın sözleşmelerinin sezon sonunda bitiyor olması, belki de akıllardaki en büyük sorunlardan bir tanesi Sivas için. Sezon sonunda bu isimlerden herhangi bir bonservis bedeli kazanamama korkusu, sözleşme uzatılmazsa devre arasında satış gibi bir durum getirebilir. Birinin dahi denklemden çıktığında bu takımın kuvvetinin ve oyun seviyesinin düşeceği aşikar. Dolayısıyla ikinci yarıda bu anlamda da zor bir karar süreci bekliyor Sivas’ı.

Büyük takımların son dönemlerde özellikle deplasmanlarda yaşadığı problemleri ve Anadolu takımlarının yükselen performansıyla birlikte geçtiğimiz sezonun şampiyonluk puanının 69’lara düştüğü bir ortamda Sivasspor bu formuyla hayal kurduruyor. Bu aydınlık yolun sonunda o hayal gerçeğe dönüşebilir mi, pek de kolay değil.

Published
2 hafta önce
Categories
FutbolGenel
Comments
No Comments

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tüp mide, mide küçültme ameliyatı
En güzel cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir.